Markanızı bir renge, bir logoya ya da bir slogana indirgemek ne kadar doğru? Bu soru, görsel kimliğin tartışmasız egemenlik kurduğu onlarca yıllık pazarlama anlayışına meydan okuyor. Çünkü beyin, gördüğü şeyi değil; hissettiği şeyi hatırlıyor. Kokladığı şeyi, duyduğu şeyi, dokunduğu şeyi. Lüks markaların en iyi bildiği sır da tam burada saklı: Güçlü bir marka, yalnızca izlenmez. Deneyimlenir. Peki bu deneyimi tasarlamak…

